2026 yılı asgari ücretinin belirlenmesine yönelik süreç, işçi tarafının komisyondan çekilmesiyle krize girdi. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda yer almayacağını açıklayarak mevcut komisyon yapısına sert eleştiriler yöneltti.
Türk-İş, kararın temel gerekçesi olarak komisyonun yapısının adil ve dengeli olmadığını, işçi temsilcilerinin sürece gerçek anlamda dahil edilmediğini ve toplantıların müzakere ortamından uzak yürütüldüğünü gösterdi. Konfederasyon, yıllardır süregelen bu sistemde işçilerin taleplerinin dikkate alınmadığını ve komisyonun önceden belirlenmiş rakamların onaylandığı bir mekanizmaya dönüştüğünü savundu.
“Somut Teklif Getirilmedi”
Türk-İş tarafından yapılan açıklamalarda, işçi kesiminin asgari ücretle ilgili hesaplama ve taleplerini kamuoyuyla paylaşmasına rağmen, hükümet ve işveren tarafının masaya herhangi bir somut ücret teklifi getirmediği belirtildi. Bu durumun gerçek bir pazarlık yapılmadığını gösterdiğini ifade eden konfederasyon, bu koşullarda komisyonda yer almanın anlamını yitirdiğini duyurdu.
Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay da daha önce yaptığı açıklamalarda, “Adil olmayan bir komisyonda yıllardır yer aldık. Bu yapı değişmeden Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda olmayacağız” diyerek 2026 sürecine katılmayacaklarını net şekilde ifade etti.
Komisyonun Yapısı Tartışma Konusu
Türk-İş, mevcut komisyonda işçi tarafının sayısal ve karar alma açısından zayıf konumda olduğunu, bu nedenle alınan kararların çalışanların yaşam koşullarını yeterince gözetmediğini savunuyor. Konfederasyon, asgari ücret belirleme sürecinin daha şeffaf, katılımcı ve sosyal tarafların eşit temsil edildiği bir yapıya kavuşturulması gerektiğini vurguluyor.
İşçi Temsilcisi Olmadan Süreç Devam Edebilir
Türk-İş’in yanı sıra Hak-İş’in de benzer eleştirilerle komisyonda yer almama yönünde tutum sergilemesi, 2026 asgari ücretinin işçi konfederasyonlarının katılımı olmadan belirlenebileceği ihtimalini gündeme getirdi. Bu durum, asgari ücret sürecinin meşruiyeti ve toplumsal kabulü açısından yeni tartışmaları beraberinde getiriyor.
Uzmanlar, artan hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon koşullarında belirlenecek asgari ücretin, çalışanların geçim şartlarını karşılayabilmesi için sosyal tarafların tamamının sürece etkin şekilde dahil edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.







