Türkiye genelinde belediyeler ve belediyelere bağlı şirketlerde görev yapan özel güvenlik görevlilerinin işkolu sınıflandırmasına ilişkin uygulamalar, çalışma hayatı ve sendikal haklar açısından ciddi tartışmalara yol açmaktadır. Fiilen 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun kapsamında görev yapan binlerce özel güvenlik çalışanının, uygulamada 20 No’lu Genel İşler İşkolu içerisinde gösterildiği; bu durumun ise yapılan işin niteliğiyle örtüşmediği ifade edilmektedir.
Özel güvenlik görevlileri, mesleki faaliyetlerinin açık biçimde 19 No’lu Savunma ve Güvenlik İşkolu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek mevcut uygulamalara itiraz etmektedir.
Fiili Görev Tanımı ve Mesleki Niteliğin Değerlendirilmesi
Belediyelere ait hizmet binaları, kültür merkezleri, sosyal tesisler, park ve rekreasyon alanları, şantiyeler ve kamuya açık alanlarda görev yapan özel güvenlik personeli; giriş-çıkış kontrolü, alan güvenliğinin sağlanması, devriye hizmetleri, kamera izleme, olaylara müdahale, tutanak ve raporlama gibi görevleri yerine getirmektedir.
Bu görevler, özel eğitim, sertifikasyon, kimliklendirme ve yasal yetkilendirme gerektiren; genel belediye hizmetlerinden farklı, uzmanlık temelli güvenlik faaliyetleri olarak tanımlanmaktadır. Özel güvenlik görevlileri, yaptıkları işin “yardımcı hizmet” ya da “genel iş” kapsamında değerlendirilmesinin, mesleğin hukuki ve fiili gerçekliğiyle bağdaşmadığını vurgulamaktadır.
İşkolu Tespitinde Esas Alınması Gereken İlkeler
Çalışma mevzuatı çerçevesinde işkolu belirlenirken temel ölçüt, işçinin fiilen yaptığı iş ve işyerinde yürütülen faaliyetin niteliğidir. İşverenin belediye, belediye şirketi ya da özel sektör olması, yapılan işin hukuki niteliğini tek başına değiştirmemektedir.
Uzman değerlendirmelerine göre; fiilen özel güvenlik faaliyeti yürütülen işyerlerinde, işkolu tespitinin 19 No’lu Savunma ve Güvenlik İşkolu esas alınarak yapılması gerekmektedir. Aynı nitelikte faaliyet yürüten özel güvenlik şirketlerinde bu işkolunun uygulanması, işin niteliğinin açık bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.
İşkolu Sınıflandırmasının Sendikal ve Özlük Haklara Etkisi
İşkolu sınıflandırması yalnızca idari bir kayıt değil; çalışanların sendikal örgütlenme hakkı, toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları ve mesleğe özgü düzenlemeler açısından belirleyici bir unsurdur.
Özel güvenlik görevlileri, 20 No’lu Genel İşler İşkolu kapsamında gösterilmenin; güvenlik hizmetlerine özgü toplu sözleşme hükümlerinden, mesleki düzenlemelerden ve temsil imkânlarından yararlanmayı zorlaştırdığını ifade etmektedir. Bu durumun, eşitlik ilkesi ve çalışma barışı açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiği dile getirilmektedir.
Kurumsal ve Hukuki Başvuru Süreçleri
Mevzuat uyarınca işkolu tespitine ilişkin uyuşmazlıklarda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından resen veya başvuru üzerine işkolu tespiti yapılabilmekte; bu tespitler Resmî Gazete’de yayımlanmaktadır. İlgili tarafların, yasal süreler içinde yargı yoluna başvurma hakları bulunmaktadır.
Bu çerçevede, belediyelerde görev yapan özel güvenlik görevlilerinin; sendikalar, meslek örgütleri ve hukuki temsilciler aracılığıyla, işkolu statülerinin fiili çalışma koşulları esas alınarak yeniden değerlendirilmesi yönünde kurumsal girişimlere hazırlandıkları ifade edilmektedir.
Değerlendirme ve Beklenti
Özel güvenlik görevlileri, taleplerinin bir ayrıcalık değil; yürürlükteki mevzuata, fiili çalışma gerçekliğine ve mesleki kimliklerine uygun bir sınıflandırma talebi olduğunu vurgulamaktadır. Çalışanlar, görev ve sorumluluklarıyla uyumlu bir işkolunda yer almanın, hem çalışan hakları hem de çalışma hayatında adalet ve şeffaflık açısından zorunlu olduğunu ifade etmektedir.
Bu kapsamda, belediyelerde görev yapan özel güvenlik personelinin işkolu sınıflandırmasının; mevzuat, fiili çalışma koşulları ve mesleki nitelikler dikkate alınarak yeniden ele alınması gerektiği değerlendirilmektedir.







