Yazı Detayı
01 Ağustos 2018 - Çarşamba 10:41 Bu yazı 510 kez okundu
 
TAŞERON İŞÇİSİ ÖZEL GÜVENLİK-SONRADAN GÖRME SENDİKACILAR ve SENDİKA
Sedat Tugan
sedattugan@ogghaber.net
 
 

ÜÇ TAŞ, ÜÇ BAŞLIK 

Sedat TUGAN

TAŞERON İŞÇİSİ ÖZEL GÜVENLİK-SONRADAN GÖRME SENDİKACILAR ve SENDİKA

 Olağan üstü günlerden geçtiğimiz bu dönemde özel güvenlik sektöründe boy gösteren güvenlik sendikalarını objektif bir bakış açısıyla mercek altına almak istedim ve Özel Güvenlik alanında sendikacılık yapmış birisi olarak düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Eskilerin bir sözü vardır; Üç çeşit insandan kork: “Dağdan inme, dinden dönme, sonradan görme.” Durun, hemen bu konuya girmeyeceğim önce kısa tarihlerinden bahsedelim.

5188 sayılı kanunda sendikaya üye olmaya ilişkin yasak hükmünün yer almaması ve özel güvenlik görevlilerinin sendikalara üye olabileceklerinin yargı kararlarıyla da netlik kazanmasıyla, 2011 yılı ve sonrasında özel güvenlik görevlilerinin örgütlendiği çok sayıda sendika kurulmuştur. Yeni kurulan bu sendikalardan HAK-İŞ üyesi Öz-İş ve TÜRK-İŞ üyesi Güvenlik-İş sendikası ilklerdendir. Daha sonrasında Disk’e bağlı Güvenlik-Sen ve sonradan kurulan diğerleri…

Özel Sektörde örgütlenmeyi neredeyse imkânsız olarak gören bu sendikalar taşeron işçilerinin yoğun olduğu diğer sektör olan kamuya yöneldiler ve bekledikleri zaman 2014 yılının Eylül ayında 6552 sayılı torba yasa ile ayaklarına geldi. Yeni bir süreç başlıyordu ve yasanın ne getirdiği ne getirmediği konusunda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmayan insanlarla bir teşkilatlanma süreci başladı, daha doğru ifadeyle teşkilatlanma kargaşası başladı… Her an işten atılma endişesi taşıyan bir işçi sınıfına sendikayı anlatacaklar ve onları üye yapmaya çalışacaklardı, üstelik yeterli donanıma sahip olmayan (Bilgi ve tecrübesi olan nadir kişiler hariç)Bir teşkilatla… İşçiler açısından bu süreç yeniydi ve dolayısıyla iş güvencesi endişesi ile sendika bileşeni belirsiz bir hal aldı. Hükümet sendikası ve diğer sendikalar diye bir türkü ağızlarda ve kulaklardaydı, üstelik azımsanmayacak ölçüdeydi. Bu duruma katkı veren yöneticiler de buna eklenince taşeron işçilerinin sendika seçimi konusunda tereddütleri de ortaya çıkıyordu. Bu kaosu aşacak kapasitede sahada çalışan sendika temsilcileri hem teknik(bilgide) yeterlilik hem de psikolojik yeterlilik konusunda yetersiz hatta acemilerdi diğer köklü sendikalardan destek alanlar daha şanslıydı. Bu süreç böyle bir karmaşayla geçti ve 200.000 e yakın kamuda çalışan özel güvenlik görevlilerinin yarısı sendikalara üye oldu.

Bu süreçler işlerken sendikalar kendi içlerinde bir otorite, güç savaşlarına sahne oldu ve Özel Güvenlik Görevlilerine fayda sağlamak yerine onlardan faydalanma eğilimi ön plana çıktı. Bu durumun oluşmasında ki en büyük etken şüphesiz en başta liyakat eksikliği geliyordu diğer etkenleri de şöyle sırlamak doğru olacaktır; Şirket sahiplerinin sendikalarda yönetici, temsilci olması, yönetici ve temsilci olmak için yoğun çaba göstermesi. Taşeron işçi meselesini (Sorununu) Tam manasıyla bilmeyen ve normal bir sendikacılık gibi düşünen yöneticilerin, temsilcilerin yanlış hamleleri. Üst yöneticilerin yolsuzluklara bulaşması ve olağanüstü seçimlere gidilmesi hatta gidilememesi, kayyum(Belli bir malın belli bir süre yönetilmesi ya da belli bir işin yapılması için resmi makamlarca yetkili olarak görevlendirilmiş kimse.) atanması. Konfederasyonlarıyla olan ilişkilerinin zayıf ya da etkisiz olması. Siyasi iradelere yakın görünmek adına çaba göstereceğim derken veya tam aksi eleştireceğim derken düştükleri trajikomik durumlar. Özel Güvenlik Meselesini (Sorununu) tam manasıyla duyuramamak, duyurmaya çabalayanların ise etiket merakı. Asgari ücret alan bir temsilci, bir yöneticinin birdenbire 10.000 TL maaş alması ve dolayısıyla da bu psikolojiyi kaldıramaması(SONRADAN GÖRMELİK). Çok pahalı araçlar ve diğer imkânların vermiş olduğu rehavet ve bu durumu koruma içgüdüsüyle insani vasıfların birer birer terk edilmesi, Mafyacılık yapmaları hatta ötesine geçip silahla yaralama, gasp, tehditler, şantajlar… Daha da sayabiliriz. Muhakkak ki işini doğru yapan nadirde olsa güzel insanlar da vardı ama sistem tam da buydu.

Gel zaman git zaman Taşeron İşçisi Özel Güvenlik Görevlilerine büyük bir oranda kadro durumu ortaya çıkınca(Kitler hariç) Bu sendikaların varlığı yok olma durumuyla karşı karşıya kaldı. Olası muhtemel bir durum söz konusu, aksi bir durum olmaz ise bu sendikaların kamudaki varlığı 2020 yılından sonra bitebilir ve bu durumun farkındalar. Bakalım bu önümüzde ki sürece nasıl bakacaklar, nasıl değerlendirecekler ve DOĞRUYU GÖRÜP ÜYELERİNİN ONLAR İÇİN DEĞİL DE ONLARIN ÜYELERİ İÇİN VAR OLDUĞUNU ANLAYACAKLAR…

Not 1: Son günlerde Kitlerde çalışan taşeron işçileri için de bir kadro formülü olacağı ve kadro verileceği konusu dillendirilmektedir.

Not 2: Sayıları artan Özel Güvenlik Sendikalarının, üye sayıları ve maddi olanaklarının da artmasıyla birlikte etkili bir güç haline gelmesine rağmen bu güçlerini; seçime yaklaştığımız şu günlerde doğru bir şekilde kullanamayarak hiçbir partinin seçim vaadinde ÖZEL GÜVENLİK olmaması bizlerin tespitlerini doğru göstermektedir.
Sedat Tugan
Ö.G.G HABER

 
Etiketler: TAŞERON, İŞÇİSİ, ÖZEL, GÜVENLİK-SONRADAN, GÖRME, SENDİKACILAR, ve, SENDİKA,
Yorumlar
Haber Yazılımı