Sendikal
Giriş Tarihi : 26-04-2021 21:26   Güncelleme : 26-04-2021 21:28

Kamudaki yüz binlerce işçi için pazarlık: İşçi en az yüzde 10 istiyor

Kamudaki taşeron işçilerin de kadroya alınmasıyla beraber bu sene yaklaşık 600-700.000 işçi için Türk-İş, hükümetle pazarlık masasına oturacak

Kamudaki yüz binlerce işçi için pazarlık: İşçi en az yüzde 10 istiyor

Kamudaki taşeron işçilerin de kadroya alınmasıyla beraber bu sene yaklaşık 600-700 000 işçi için Türk-İş, hükümetle pazarlık masasına oturacak. Görüşmelerde kamudaki yüz binlerce işçinin iki senelik zam oranları belli olacak. Hükümet ile Türk-İş arasında Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü imzalanacak.

Bu seneki görüşmelerde Türk-İş ile Hak-İş beraber hareket etme kararı almıştı. Bu kapsamda Türk-İş, Hak-İş’in taleplerini aldı. Ancak hükümet ile pazarlık görüşmelerine önceki senelerde olduğu gibi Türk-İş’in tek başına oturması bekleniyor. Görüşmeler öncesinde Türk-İş içerisinde sendikaların katılımıyla yine Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmeleri Koordinasyon Kurulu oluşturuldu. İşçinin talepleri de netleşmeye başladı. Görüşmelerdeki en kritik başlık %lik zam oranı olacak. Bu konu da işçi kesimi evvela taban ücretlerde iyileştirme istiyor. 3 000 500 TL ücret alan işçiler olduğuna işaret edilerek, bu ücretlerle geçinmenin mümkün olmadığı, taban ücretlerin muhakkak iyileştirilmesi gerekli olduğu vurgulanıyor.

İyileştirmenin arkasından da %lik zam ve refah payı talep ediliyor. Bu konu da işçi, enflasyonun üzerinde bir oran istiyor. Geçen günlerde mart ayı enflasyonunun açıklandığına dikkati çeken işçi kesimi, 6 aylık enflasyonun % 9.71 olduğuna işaret ediyor. Bu sebeple de ilk 6 aylık zam oranının muhakkak % 10’un üstünde olması talebi var. Diğer 6’şar aylık dilimlerde de refah payı talep ediliyor. İşçi kesiminin bir diğer önemli talebi de “kıdem zammı” olacak. Eski işçiye kıdem zammı verilmesi isteniyor.

Önümüzdeki günlerde Türk-İş içerisinde oluşturulan koordinasyon kurulu toplanacak. Bu görüşmede isteklere son biçimi verilecek. İşçi kesimi bu sene protokolün önceki senelerde olduğu gibi temmuz, ağustos aylarına kalmasını istemiyor. Bu sebeple de protokolün en geç Şeker Bayramı gibi imzalanması beklentisi var. Tabii pazarlık görüşmelerinde iktidarın nasıl bir tavır izleyeceği de önümüzdeki günlerde belli olacak.