Haber
Giriş Tarihi : 19-08-2020 19:38   Güncelleme : 19-08-2020 19:38

180 Bin Üye Kaybedecek Olan HAK-İŞ,696 KHK İle Kadro Alan İşçilerin İş Kollarının Değişmemesini Talep Ettiklerini Yeniledi

HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan Hizmet-İş Sendikasıı-nın genişletilmiş başkanlar kuruluna katıldı.Arslan Taşerondan kadroya geçen işçilerin asıl işveren koluna geçmemeleri için mücadele ettiklerini söyledi.

180 Bin Üye Kaybedecek Olan HAK-İŞ,696 KHK İle Kadro Alan İşçilerin İş Kollarının Değişmemesini Talep Ettiklerini Yeniledi

HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan Hizmet-İş Sendikasıı-nın genişletilmiş başkanlar kuruluna katıldı.Arslan Taşerondan kadroya geçen işçilerin asıl işveren koluna geçmemeleri için mücadele ettiklerini söyledi.

696 KHK İle kadroya alınan işçiler asıl işveren kolunda tescillendiği zaman HAK-İŞ 180 Bin üye kaybı yaşayacak,bu durum ise HAK-İŞ'i endişelendirmeye devam ediyor.

Kurulda Konuşma Yapan Mahmut Arslan;

 

ARSLAN, HİZMET-İŞ GENİŞLETİLMİŞ BAŞKANLAR KURULUNA KATILDI

 

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 18 Ağustos 2020 tarihinde Konfederasyonumuza bağlı Hizmet-İş Sendikamızın Ankara’da gerçekleştirdiği Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısına katıldı.

Genel Başkanımız Mahmut Arslan Başkanlığında gerçekleştirilen Hizmet-İş Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısına, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanvekili Av. Hüseyin Öz, Hizmet-İş Sendikası Yönetim Kurulu üyeleri, Hizmet-İş Sendikası Kurucu ve Onursal Genel Başkanı Hüseyin Tanrıverdi ile Hizmet-İş Sendikası Şube Başkanları, İl Başkanları ve Bölge Başkanları katıldı.

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, konuşmasında çalışma hayatı ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Taşeronla İşçiliğiyle Mücadele HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ’in İnisiyatifinde Başladı”

Başkanlar Kurulu’nda konuşan Genel Başkanımız Mahmut Arslan, taşeron işçiliğiyle mücadelenin HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ’in inisiyatifinde gelişen bir mücadele olduğunu kaydetti.

HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ’in taşeron işçiliğiyle mücadeleyi başlattığı 2000’lerin başlarının, taşeronlaşmanın meydana getirdiği sonuçlar ve taşeron işçilerinin yaşadığı sorunlarla kimsenin uğraşmak istemediği yıllar olduğunu kaydeden Arslan, “18 yıl önce 2003 yılında taşeron mücadelesini başlattığımızda hiçbir kanun ve düzenleme yoktu. Taşeron şirketlerde örgütlenmeyi bize kimse önermedi, bize sahip çıkın, diyen olmadı, çünkü taşeron sorununun çözüleceğine dair hiç kimsenin umudu ve bir çalışması yoktu” dedi.

“Sendikaya Üye Olan Emekçilerin İşten Atılmaması İçin Mücadele Yürüttük”

Taşeron emekçilerinin modern köle olarak devam etmemesi için çabaladıklarını belirten Arslan, “Emekçilere gittik, anlattık; ‘yaşadığınız modern köleliktir, gelin sendikamıza üye olun, mücadeleyi birlikte yürütelim’ dedik. İşçiler, işten atılma korkusuyla cesaret gösteremediler, endişe içindeydiler. İşçilerin sendikamıza üyeliğinden dolayı işten atılmaması için ilgili bakanlarla görüşmeler gerçekleştirdik. Bütün baskıları, engelleri kaldırarak sendikamıza üye olmalarının önünü açtık” şeklinde konuştu.

“Hakkını Aramaktan Çekinen Taşeron Emekçileri Mücadeleye Kattık”

25 Ocak 2014 yılında Hizmet-İş Sendikamız tarafından Ankara’da 7 bin taşeron emekçisiyle gerçekleştirilen ve taşeron işçilerine kadro yolunu açan büyük örgütlenme kampanyasına katılan emekçilerin pek çoğunun henüz bir sendika üyesi olmadığını, herhangi bir sendikaya üye olmaktan da çekinen emekçiler olduğunu belirten Arslan, “İşyerlerindeki yöneticilerin tavrından dolayı hakkını aramaktan çekinen binlerce emekçiyi, Türkiye’nin dört bir yanından bir araya getirerek, sendikamıza üye olmaları, onlar adına başlattığımız mücadeleye destek olmaları için çalıştık” dedi.

“Taşeron Mücadelesini Hiçbir Hesap Yapmadan Üstlendik”

Hiçbir hesap yapmadan, insanların mağduriyetini ortadan kaldırmak için yola çıkıldığını aktaran Arslan, “2007 yılında Aydın’da örgütlediğimiz arkadaşlarımızdan hiçbir talebimiz olmadı. Hiçbir menfaat gözetmedik. Bu insanların mağduriyetini ve onlara yapılan adaletsizlikleri ortadan kaldırmak için yola çıktık ve başardık” dedi. 

Özel Sözleşmeli Personel (ÖSP) düzenlemesinin rafa kaldırılmasında HAK-İŞ’in etkili olduğunu belirten Arslan, “ÖSP sürecini biz engelledik. Bugün taşeron emekçilerini kandırabilmek için hem onlara hem de bize karşı algı operasyonu yürütenler, ÖSP’ye karşı dilekçe imzalamasını istediğimizde imzalamadılar. Bize karşı algı operasyonu düzenleyenlere karşı mücadelemize aynı istikamette aynı kararlılıkla devam ediyoruz. Bu mücadelenin içerisinde emeğinden, alın terinden başka bir sermeyesi olmayan binlerce emekçi var ve biz bu mücadeleyi onlar adına yürütüyoruz” dedi. 

"696 Sayılı KHK Çıktığı Günden İtibaren 7. Madde ve 3. Fıkrasına Karşı Çıktık"

696 sayılı kararname ile 6356 sayılı kanuna son dakika düzenlemesiyle 7. madde ve buna 3. fıkranın eklendiğini ve bunun kendileriyle paylaşılmadığını hatırlatan Arslan, şunları söyledi: 

“İşkollarında değişiklik yapılarak, emekçileri istemedikleri sendikalara kanun zoruyla üye olmaya iten bu son dakika düzenlemesinin haksızlık olduğunu ve bunu kabul etmeyeceğimizi ilk andan itibaren ifade ettik. Cumhurbaşkanımıza, bakanlara, grup başkanvekillerine, siyasi partilerin bütün muhataplarına bu kararnamenin haksız, adaletsiz ve hukuksuz olduğunu anlattık. Raporlar hazırladık, bu düzenlemeden vazgeçilmesi gerektiğini belirttik. Bir taraftan, taşeron emekçilere kadro verdiği için Cumhurbaşkanımıza ve Hükümet üyelerimize teşekkür ederken, diğer taraftan da eksiklerin olduğunu dile getirdik.”

Taşeronla İlgili Basın Toplantısı

Emekçilerin, taşeronla mücadeleyi omuz omuza yürüttükleri sendikalarından kanun zoruyla koparılmasına razı olmayacaklarını ve bunu en son bir basın toplantısıyla yinelediklerini belirten Arslan, “İşçiler kanun zoruyla başka bir sendikanın üyesi yapılmamalı. Bu itirazımızı en son bir basın toplantısıyla yineledik. Konu teknik olduğu için ve kamuoyunun doğru anlaşılması amacıyla bir metin hazırladık, bunu basınla paylaştık. Üyelerimizin kanun zoruyla başka bir sendikaya gitmesine karşı çıkmamızın neresinde yanlış var? Biz 17 yıldır bu işçileri örgütlemiş bir sendikayız. Bu süreç HAK-İŞ’in baştan sona adım adım gerçekleştirdiği bir mücadele sürecidir. 17 yıllık mücadelemizi 900 bin taşeron emekçisine kadro verilmesiyle sonuçlandırdık. Bu mücadeleyi bu noktaya biz getirdik, çünkü bu mücadelenin tam merkezinde biz vardık” ifadelerini kullandı. 

Arslan, “Herkes taşeronda örgütlendiği sendika ile devam etsin, dedik. Burada yanlış nerede, soruyorum, yanlış nerede? Biz örgütlediğimiz kişilere sahip çıkmayacak mıyız?  Bizimle birlikte etten kemikten olmuş insanların bizden koparılmasına razı değiliz” diye konuştu. 

Kararlılık Vurgusu

Emekçilerin kanun zoruyla başka sendikalara üye olmak zorunda bırakılmasının kabul edilemez bir durum olduğunu ifade eden Arslan, “6356 sayılı kanuna eklenen 7. madde ve bunun 3. fıkrasıyla getirilen düzenleme, yasalara, uluslararası sözleşmelere aykırıdır ve bunun değişmesi hususundaki kararlılığımızı sonuna kadar sürdüreceğiz” dedi.