Haber
Giriş Tarihi : 24-09-2020 12:32   Güncelleme : 24-09-2020 12:43

10 Nolu İş Kolunda Faaliyet Gösteren ÖZ BÜRO-İŞ Sendikası HAK-İŞ'ten İhraç Mı Ediliyor!

Hak-İş Konfederasyonu (Hak-İş)’nda kriz sürüyor. Hizmet-İş Sendikası yöneticilerinin Öz Büro-İş Sendikası’na yönelik darbe girişimi içinde bulunduğu iddialarında bulunan Öz Büro-İş Genel Başkanı Baki Gülbaba, bir video çekerek, yaşananları anlattı. Hizmet-İş’in bazı yöneticilerinin sendikacılığı çıkarları için kullandıklarını öne sürdü.

10 Nolu İş Kolunda Faaliyet Gösteren ÖZ BÜRO-İŞ Sendikası HAK-İŞ'ten İhraç Mı Ediliyor!

Hak-İş Konfederasyonu (Hak-İş)’nda kriz sürüyor. Hizmet-İş Sendikası yöneticilerinin Öz Büro-İş Sendikası’na yönelik darbe girişimi içinde bulunduğu iddialarında bulunan Öz Büro-İş Genel Başkanı Baki Gülbaba, bir video çekerek, yaşananları anlattı. Hizmet-İş’in bazı yöneticilerinin sendikacılığı çıkarları için kullandıklarını öne sürdü.

Hak-İş Konfederasyonu’na bağlı Öz Büro-İş Genel Başkanı Baki Gülbaba ve Başkan Yardımcısı Adem Gündoğan, geçen 1 Eylül’de Hak-İş Genel Merkezine bir mektup göndermiş, mektupta, “Sendikamız organize bir imha operasyonu ile karşı karşıya” denilmişti.

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan'ın genel başkanı olduğu Hizmet-İş yönetiminin eleştirildiği mektupta, Hizmet-İş genel başkan vekili Hüseyin Öz ve genel sekreter Remzi Karataş’ın bu operasyonu organize ettiği ifade edildi. Bu kapsamda Öz Büro-İş’in teşkilat başkanları ve tüm delegelerin baskı altına alınarak Hak-İş ile genel başkan Mahmut Arslan’ın adı kullanılarak olağanüstü genel kurul için imza toplandığı belirtildi. Öz Büro-İş genel kurulunun olağanüstü toplanması için ihtar gönderildiği de ortaya çıktı.

Konuya ilişkin Hak-İş’ bağlı sendikalar Öz Orman-İş, Öz Finans-İş ve Taşıma-İş başkanları ile Öz Büro-İş Genel Başkanı Baki Gülbaba, Hak-İş'in iki genel başkan yardımcısının da katıldığı bir toplantı yaptı. Toplantıda Hizmet-İş’in, Öz Büro-İş yönetimine yönelik darbe girişimine son verilmesine ilişkin konuşulduğu belirtildi.

Konuya ilişkin tartışmalar devam ederken, Öz Büro-İş Genel Başkanı Baki Gülbaba, bir açıklama yaptı. “Sizlerle KHK’yı, toplu iş sözleşmesini, işkolunu, pandemiyle mücadeleyi ve diğer beklentilerinle ilgili bilgiler paylaşmayı çok isterdim. Sizin beklentiniz de bu. Biz bunlara yanıt ararken sendikamıza yönelen darbe girişimini ibretle izliyorsunuz” diyerek işçilere seslenen Gülbaba, sendikaya operasyon düzenleyenlere ilişkin “Sahip oldukları her şeyi işçiye borçlu olanlar, işçiden aldıkları aidatı Öz Büro-İş’i ele geçirmek için saçıp savuruyorlar” dedi. “İşçi toplusözleşme derdinde Hak-İş’in Başkanı da Hizmet-İş’in genel sekreterini Öz Büro-İş’in başına geçirme derdinde” ifadelerini kullanan Gülbaba, şunları söyledi:

İNTİKAM VE İMHA HAREKETİ

“Emek kamuoyu ve herkes bilsin ki sendikamızın kendi iç dinamiklerinde gelişen bir ihya hareketi değil, başka bir sendikanın tertiplediği intikam ve imha hareketidir Bütün teşkilatımız günlerdir geceli gündüzlü taciz edilmekte, delege arkadaşlarımız yalan ve iftirayla imzaya zorlanmaktadır. Bu tertip Hizmet-İş’in genel sekreteri tarafından bizzat organize ediliyor. Sendikamıza tasallut eden bu darbeciler karalama ve demagojiyle saldırmaya saçıp savurmaya devam ediyorlar. Tam 30 aydır beklediğimiz 1 Kasım’a 2 aydan az bir zaman kalmışken KHK ve Yüksek Hakem süreci bitmek üzereyken sizler işkolu ve toplu iş sözleşme (TİS) gibi hayati derecede önemli soru ve sorunlarınıza cevap beklerken sendikamıza yapılan bu saldırı emeğe ihanetten başka bir şey değildir. Öz Büro-İş başkanı olarak sendikal kararlarımın hepsinin arkasındayım. Mağdur edilen işçilere TİS farkı ödemek, Yüksek Hakem sözleşmesinin yüzde 4’ünden ‘nesinden aidat alacağız’ diyerek aidat almamak, yeni bir sendika düşünmek, 2 Nisan 2018’de başlayan kadro sürecinden sonra yaşanan yanlışlara itiraz etmek, yeni kadroların 30 aydır yaşadığı mağduriyetle ilgili sendikal duruşumuz ve burada sayamayacağımız daha birçok eylem ve kararımız suç değil; Öz Büro-İş’in onur nişanlarıdır. Biz bütün bunları emek adına, emekçilerin aydınlık geleceği için yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Birileri yalan ve iftirayla saldırmaya devam etsin. Biz sendikal duruşumuzu tabii ki bozmayacağız. Birileri oyun ve tuzak kurmaya, işçinin parasını saçıp savurmaya devam etsin. Biz az da olsa aldığımız aidatı kuruşuna kadar emek mücadelesine vermeye devam edeceğiz.”

b

‘ŞİRKET DEĞİL, SENDİKAYIZ’

Baki Gülbaba, şöyle devam etti: “İşçiler daha taşerondayken biz kadro mücadelemizde güçlü olalım, emeğin direnci diri olsun diye paramızı kuruşuna kadar teşkilat için harcadık. Bugüne kadar sendikal girişimimizle ilgili bana tek bir olumsuz cümle imasında bile bulunmayan Üzeyir Kodan, şimdi darbe girişiminin sözcülüğünü yapıyormuş. Ne kadar alçakça ve ne kadar utanç verici bir durum. Altını çizerek söylüyorum; Öz Büro-İş şirket değil sendikadır. Ve önemli olan ne kadar para biriktirdiğiniz değil nereye harcadığınızdır. Sendikayı sendika yapan geliri değil, yüreğidir.

“Biz bu sendikayı 2015’te devraldığımızda Hizmet-İş’in genel merkezinde tek göz odada sığıntıydık. Şimdi genel merkeziyle 4 şubesiyle 43 il başkanlığıyla onlarca çalışanıyla yaklaşık 50 bin üyesine hizmet veren bir emek kalesi durumundayız. Söyleyecek çok şey var ama Hak-İş’in adına ve camiaya olan saygı ve sadakatımdan dolayı susuyorum. Ancak bu saldırı devam ederse sabrımın bitmekte olduğunun da bilinmesini istiyorum. Benim bu yılın başından beri randevu talebimi karşılıksız bırakan, Hak-İş’e yazdığımız yazıların hiçbirini tek cümle bile yanıt vermeyen konfederasyon başkanı benim sendikamı Hak-İş genel yönetim kuruluyla, Hak-İş disiplin kuruluyla ve il başkanlarıyla konuşuyor. Dahası Hak-İş Genel Merkezinde il başkanlarının bazılarıyla kapalı devre toplantı yapıyor. “Bu sendikayı ben kurdum, burası benim, ben ne dersem o olur” gibi hiçbir kitapta yeri olmayan bu nobranlığın Öz Büro-İş’i imha etmesine asla razı olmayacağız. Hepimize düşen sendikamıza sahip çıkmaktır. Emeğin adresini, emeğin direnç merkezini, emeğin vicdanını yani Öz Büro-İş’İ intikam ateşiyle yakmalarına izin vermemektir. Bugüne kadar haksızlık karşısında hiç susmadık, yine susmayacağız. Hiç kimse bu darbe girişimini delege iradesi gibi sunma riyakarlığının arkasına saklanmasın. Ben sendikacıyım, ezilenler, mazlumlar adına, emeğiyle helal yaşayanlar adına bir mücadele veriyorum. Onlara sözüm var, onlar benden vazgeçmeden ben onları bırakmam. Eğer bu saldırı derhal durdurulmaz ise Türkiye’yi il il gezecek, işçiler başta olmak üzere herkesle konuşacağım.”

BU İLK DEĞİL

Hak-İş’e bağlı sendikaların yönetimlerine müdahale girişimi ilk değil. Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, kendisine yakın isimlerin başkan olması için konfederasyona bağlı sendikalara müdahale etmekle eleştirilen bir isim. 2018’de de Arslan’ın, bazı Hak-İş İl Başkanlarını ve İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulları (İİMEK) temsilcilerini görevden aldığı yerine ise genel başkanlığını yaptığı Hizmet-İş Sendikası’ndaki şube başkanlarını atadığı ortaya çıkmıştı. Görevden alma ve atamaların; Hak-İş Yönetim Kurulu’nda görüşülmeden ve ilgili sendika yönetimlerine haber verilmeden yapıldığı öğrenilmişti. Bu duruma tepkili olan Hak-İş İl Başkanlığı ve İİMEK Temsilciliği görevini yürüten Öz Orman-İş Sendikası Yöneticisi 15 sendikacı görevinden istifa etmişti.

AYDINLIK