KİT ve Belediyeler İle İlgili TAŞERONA Tam Kadro Eylemi Bugün İzmir'de Yapıldı
Advert

KİT ve Belediyeler İle İlgili TAŞERONA Tam Kadro Eylemi Bugün İzmir'de Yapıldı

KİT ve Belediyeler İle İlgili TAŞERONA Tam Kadro Eylemi Bugün İzmir'de Yapıldı.Genel İş Sendikası Remzi Çalışkan, Genel Yönetim Kurulu üyeleri,Güvenlik-Sen Genel Başkanı Serdar Arslan DİSK’e üye sendikaların yönetici ve üyeleri, DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, CHP İzmir Milletvekilleri Özcan Parçu ve Tacettin Bayır, Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, siyasi parti temsilcileri, İzmir Şubeleri başkan ve yöneticileri, İzmir Cumhuriyet Meydanını dolduran on binlerce işçi, hükümet yetkilileri tarafından açıklanan kadro açıklaması üzerine ayrımsız kadro talebiyle kitlesel basın açıklaması yapt

KİT ve Belediyeler İle İlgili TAŞERONA Tam Kadro Eylemi Bugün İzmir'de Yapıldı
KİT ve Belediyeler İle İlgili TAŞERONA Tam Kadro Eylemi Bugün İzmir'de Yapıldı
Bu içerik 6622 kez okundu.

KİT ve Belediyeler İle İlgili TAŞERONA Tam Kadro Eylemi Bugün İzmir'de Yapıldı.Genel İş Sendikası Remzi Çalışkan, Genel Yönetim Kurulu üyeleri,Güvenlik-Sen Genel Başkanı Serdar Arslan DİSK’e üye sendikaların yönetici ve üyeleri, DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, CHP İzmir Milletvekilleri Özcan Parçu ve Tacettin Bayır, Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, siyasi parti temsilcileri, İzmir Şubeleri başkan ve yöneticileri, İzmir Cumhuriyet Meydanını dolduran on binlerce işçi, hükümet yetkilileri tarafından açıklanan kadro açıklaması üzerine ayrımsız kadro talebiyle kitlesel basın açıklaması yaptı.

Genek İş Genel Başkan Remzi Çalışkan basın açıklamasında şunlara değindi:

100 bini belediye şirketlerinde, 400 bini belediye taşeron şirketlerinde olmak üzere toplam 500 bin belediye işçisine kadro verilmedi.KİT'lerde çalışan taşeron işçiler kadroya alınmalı
Belediye hizmetlerinde çalışan yaklaşık 500 bin işçi kamu istihdamının güvencesi dışına atılarak yine güvencesizliğe ve belirsiz çalışma koşulları ile belirsiz bir geleceğe mahkum edilmişlerdir.
Belediye hizmetlerinde çalışan taşeron şirket işçilerine kadro değil belediye işverenlerinin insafına göre belediye şirketlerinde istihdam kapısı aralanmaktadır. İşçilerin güvenceli kamu istihdamı beklentisi bir kez daha boşa çıkarılmaktadır.
Hükümet’ten başlıca talebimiz kadro konusunda sergilenen ayrımcı anlayışı terk ederek kamuyu bütün olarak ele alması ve belediye hizmetlerinde çalışan taşeron şirket işçileri ile belediye iktisadi teşekkülü işçilerine de güvenceli kamu kadrolarını açmasıdır.
Anayasal bir ilke olan eşitlik ilkesi gereği taşeron şirketlerde kamu hizmetlerinde çalışan tüm işçilere aynı kapsamda kadro verilmesini talep ediyoruz.

Genel Başkanımızın yaptığı basın açıklamasının tam metni aşağıdadır. 

Belediye İşçilerine Kadro Verilmedi

5 Aralık 2017 Salı günü Hükümet yetkilileri tarafından taşeron şirket işçilerine müjde olarak verilen kadro açıklamasındaki bazı belirsizlikler sürerken bazı konular da iyice açıklığa kavuşmuştur.

Öncelikle ifade edelim ki bu açıklamalardan önce yüzbinlerce taşeron şirket işçisini ilgilendiren bir konunun doğrudan muhatapları olan sendikalarla müzakere edilerek atılacak adımların olgunlaştırılması gerekirdi. Ancak böyle bir süreç işletilmemiş ve taşeron işçilerin yıllardır süren kadro beklentisi günlük siyasete konu edilmiştir.

Açıklığa kavuşan konudan başlamak üzere görüşlerimizi bir kez daha tekrarlamak isteriz.

Açıklığa kavuşan konu belediye hizmetlerinde çalışan işçilerin kadro beklentisinin boşa çıkarılmış olmasıdır.

Bilindiği gibi belediye şirketleri belediye işçilerini belediye dışına çıkarmak ve güvencesiz çalıştırmak üzere 1980’li yılların sonlarına doğru kurulmaya başlanmıştır. Böylece belediye işçileri sendikasız ve düşük ücretle çalışmaya zorlanmıştır. Bu niyetle kurulan belediye şirketleri belediye işçilerini bugünün güvencesiz çalışma koşullarına getiren sürecin ilk halkaları olmuştur.

Bu zincir İzmir’den başlayarak ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin efsaneleşmiş Başkanı merhum Ahmet Piriştina’nın işçi sınıfına verdiği değerle kırılmış ve İzelman’dan başlayarak sendikal örgütlenme başlamıştır. Bu vesileyle Ahmet Piriştina’yı da saygıyla anmak istiyoruz. Sonrasında da Sayın Aziz Kocaoğlu yönetimi altında sendikal haklar şirketlerde gelişme fırsatı bulmuştur.

Şunu unutmayalım ki, belediye şirketlerinde istihdam koşulları ve sendikal haklar belediye yönetimlerinin işçi sınıfına verdiği değerle doğrudan ilgilidir. İşçi sınıfına ters düşen belediye yönetimleri altında sendikal hak ihlalleri ve kötü çalışma koşullarına karşı çetin bir mücadele bizleri beklemektedir.

Bu nedenle Hükümet yetkililerince verilen müjde ne yazık ki belediye hizmetlerinde çalışanlar için belediye yönetimlerinin işçi sınıfına verdiği değerle sınırlandırılmıştır.

Hükümet taşerona kadro müjdesi verirken şu anda belediye şirketlerinde çalışan 100 bin işçiyi kadro sürecinin dışına itmiştir.

İkinci olarak Hükümet, belediye hizmetlerindeki taşeron şirketlerde çalışan yaklaşık 400 bin işçiyi de belediye şirketlerinde göndererek taşeronluğu bitirdik söylemini kurmakta ve bizden buna inanmamızı beklemektedir.

Sonuçta belediye hizmetlerinde çalışan yaklaşık 500 bin işçi kamu istihdamının güvencesi dışına atılarak yine güvencesizliğe ve belirsiz çalışma koşulları ile belirsiz bir geleceğe mahkum edilmişlerdir.

Önce belediye şirketleriyle esas olarak da 2004 yılından başlayarak başta 5393 sayılı Belediye Kanunu olmak üzere yerel yönetim yasalarıyla güvenceli kamu istihdamının dışına çıkarılan belediye hizmetlerinde çalışan yüzbinlerce işçinin kadro beklentisi yapılan açıklamalarla boşa çıkarılmıştır.

Yapılan açıklamalara göre belediye hizmetlerinde çalışan taşeron şirket işçilerine kadro değil belediye işverenlerinin insafına göre belediye şirketlerinde istihdam kapısı aralanmaktadır.

Şimdi yapılan iş geriye dönüş anlamına gelmekte; işçilerin güvenceli kamu istihdamı beklentisi bir kez daha boşa çıkarılmaktadır.

Çünkü 2002 Ocak ayında çıkarılan Kamu İhale Kanunu öncesinde belediyeler belediye şirketleri yoluyla ihtiyaç duydukları personeli zaten istihdam edebiliyorlardı. AKP Hükümetleri hem şirket kurmayı imkansızlaştırarak hem de kamu ihale mevzuatı silahıyla belediye istihdamını taşeron şirket istihdamına dönüştürdü ve güvencesiz çalışma koşullarını daha da derinleştirdi.

Sendikamızın talebi başından beri Belediye Kanunu’ndaki norm kadro uygulamasının değiştirilerek norm kadro kurma ve uygulama yetkisinin belediye meclislerine terk edilmesi; belediyelerin asli hizmetlerinde hizmet alımının yasaklanması; belediye iktisadi teşekkülleri (BİT) olarak tanımlanan belediye şirketlerinde çalışanlar da dahil olmak üzere taşeron şirketlerde çalışan işçilerin 657/4-d kapsamında istihdam edilmeleri yönünde olmuştur.

Hükümet adına yapılan açıklamalar yaklaşık 500 bin işçiyi kadrosuz ve güvencesiz bırakmıştır. Yine bu açıklamalar dikkatle incelendiğinde sadece merkezi idarelerde işçilere kadro verileceği; belediye ve il özel idarelerinde çalışan işçilerin kadrosuz bırakıldığı; kamu iktisadi teşekküllerinde çalıştırılan taşeron işçilerin ise düzenlemede kendilerine hiç yer bulamadıkları anlaşılmaktadır. Düzenleme bu şekilde yasalaşırsa Anayasanın eşitlik ilkesi de göz ardı edilmiş olacaktır.

Yapılacak düzenlemenin bu eksiklikler giderilerek değiştirilmesi talebimizi bugünden başlayarak yeniden dile getiriyoruz.

Hükümet tarafından yapılan açıklamalar çerçevesinde belediyelerce yapılacak bütün işlemlerinde işçi sendikalarının içinde olacağı komisyonların yetkisinde yapılmasını talep ediyoruz.

Diğer yandan ilave tediye ödemesine yerel mahkeme kararlarıyla hak kazanan ancak Yargıtay ilgili dairelerinin aksi yönde kararlarıyla bu haktan mahrum kalan belediye iktisadi teşekkülleri işçilerine bu hakkın yasayla tanınması temel beklentimizdir.

Bu değerlendirmelerimiz temelinde Hükümet’ten başlıca talebimiz kadro konusunda sergilenen ayrımcı anlayışı terk ederek kamuyu bütün olarak ele alması ve belediye hizmetlerinde çalışan taşeron şirket işçileri ile belediye iktisadi teşekkülü işçilerine de güvenceli kamu kadrolarını açmasıdır.

Diğer yandan Hükümet adına yapılan açıklamalar belirsizlik ve soru işareti yaratmıştır.

Açıklamalara göre merkezi yönetim kurumlarındaki taşeron şirket işçileri 657/4-d kapsamında süresi belirsiz hizmet akdiyle kamuda istihdam edileceklerdir. Ancak Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın açıklamalarına göre kamuda çalışmak isteyen işçiden başvuru yapması istenecek; başvurular değerlendirilecek ve “basit” bir sınav yapılacaktır. Bu sınav nasıl olacaktır; kim yapacak ve değerlendirecektir? Belirsizdir.

Hükümet adına yapılan açıklamalarda 450 bin taşeron şirket işçisinin bu kapsamda olduğu ifade edilmektedir.

Bu konuda sürecin açık ve şeffaf yöntemlerle yapılmasını; merkezi yönetim kurumlarına alınacak işçilerin şu anda çalıştıkları şirketlerin; hizmet verilen kurumlar ile işçilerin isimlerinin yayımlanmasını ve kaç işçinin bu işlemden yararlanacağını bilmek kamuoyunun temel beklentisidir. Bunun için işçi konfederasyonları temsilcilerinin değerlendirme ve kadroya alınma sürecine dahil edilmesiyle kadro işlemleri konusunda toplumsal mutabakat sağlanması mümkün kılınacaktır. Kadro işlemleri için komisyon kurulmasını talep ediyoruz.

Sonuç olarak Anayasal bir ilke olan eşitlik ilkesi gereği taşeron şirketlerde kamu hizmetlerinde çalışan tüm işçilere aynı kapsamda kadro verilmesini talep ediyoruz.KİT ve Belediyelere Ayrım Yapılmasını İstemiyoruz dedi

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye'de güvenlik sektörünün büyüklüğü 12 milyar lira
Türkiye'de güvenlik sektörünün büyüklüğü 12 milyar lira
52 Günlük Tediye Hakkından Belediye İştirak Şirketlerine Geçecek Taşeron İşçilerde Yararlanacak
52 Günlük Tediye Hakkından Belediye İştirak Şirketlerine Geçecek Taşeron İşçilerde Yararlanacak
izmir escort
sex izle porno sikiş porno izle izmir bayan escort sikiş izle