Güvenlik-İş Samsun İl Başkanı Soner Donat;Özel Güvenlik Mesleği Çalışanı Yıpratıyor
Advert

Güvenlik-İş Samsun İl Başkanı Soner Donat;Özel Güvenlik Mesleği Çalışanı Yıpratıyor

Güvenlik-İş Sendikası Samsun İl Başkanı ve Karadeniz Bölge Kordinatörü Donat Haber sitemize açıklamalarda bulunarak özel güvenlik mesleğinin çalışanı yıprattığını söyledi.

Güvenlik-İş Samsun İl Başkanı Soner Donat;Özel Güvenlik Mesleği Çalışanı Yıpratıyor
Güvenlik-İş Samsun İl Başkanı Soner Donat;Özel Güvenlik Mesleği Çalışanı Yıpratıyor
Bu içerik 645 kez okundu.

Güvenlik-İş Sendikası Samsun İl Başkanı ve Karadeniz Bölge Kordinatörü Donat Haber sitemize açıklamalarda bulunarak özel güvenlik mesleğinin çalışanı yıprattığını söyledi.

Donat Açıklamalarına şöyle devam etti: Biraz geriye gidelim TÜRKİYEDE ÖZEL GÜVENLİK MEVZUATI nasıl gelişti.Özel Güvenlik Görevlilerine Neden İhtiyaç  Duyuldu?

Türkiye’de özel güvenlik hizmetleri, 1981 yılında çıkarılan 2495 sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun ile ortaya çıkan ve günümüze kadar yasal olarak kurulan özel güvenlik teşkilatlar ile yasal dayanaktan yoksun hizmet anlayışı içinde yönetilmiş Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile hem özel güvenlik teşkilatları hem de özel güvenlik şirketleri yasa kapsamına alınmıştır.

Dünyada da özel güvenliğin gelişim evreleri, her ülkenin kendi siyasal, hukuksal ve kültürel yapısına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Bütün dünyada özel güvenlik hizmetleri asla bugünkü kadar gündemde olmamıştır. Güvenlik konusunda artan bilinç, özel güvenlik hizmetleri konusunda giderek büyüyen bir talep oluşturmaktadır. Sektörün büyümesi de önceleri hizmetleri kendisi sağlayan çok sayıda özel ve kamusal şirketin faaliyetlerindeki, hızla yükselen eğilimle açıklanabilir. Bu anlamda özel güvenlik sektörünün ve birimlerinin bu rolü iyi oynamaları gerekmektedir.

Avrupada  son yıllarda meydana gelen güvenliği tehdit eden olaylarla birlikte orada yasayan insanlarda ve kurumlarda da yeni bilinçler yerleşmeye başlamıştır. Nedir bu bilinç diye sorulduğunda verilecek cevap insanların önceki yaşantılarına nazaran simdi daha çok güvende olmak, güvenli yasamak arzusunda olduklarıdır. Bu durumda bütün dünyayı saran küresel tehdidin varlığına delildir. Böyle bir tehdidin varlığı doğal olarak isin ticari boyutunu ikinci plana itecek ve güvenli olmak güvenli yasamak bilincini zihinlere yerleştirecektir. 5188 sayılı kanun ile birlikte özel güvenlik anlayışı yeniden düzenlenmiştir. Bu kanun ile birlikte özel güvenlik hizmetlerinden faydalanmak isteyenlerin Özel Güvenlik şirketlerinden hizmet alma zorunluluğu getirilmiştir.

 Yasanın bu düzenlemesi 2004 yılından itibaren şirketlerin kurulması ve güvenlik hizmeti almak isteyen kurum ve kuruluşların hatta kişilerin şirketlerden hizmet alınması zorunluluğu kısa sürede özel güvenlik şirketlerinin artmasına neden olmuştur ancak bu sayının hızla artması güvenlik şirketlerinin faaliyetlerinin denetimlerinde zafiyet yaratmıştır. Bu nedenle güvenlik şirketlerinin denetimlerine ağırlık verilerek daha sık yapılması sonucu ortaya çıkmaktadır.

Türkiye, AB sürecinde, genel anlamda ve spesifik olarak güvenlik hizmetleri anlamında bir geçiş dönemi yaşamaktadır. Türkiye, tüm gelişmiş ülkeler gibi hem özgürlükleri hem de kamu düzenini ve güvenliğini denge içerisinde geliştirmek zorundadır. Bunu başarabilmek ise “A.B. standartlarında profesyonel güvenlik hizmeti” anlayışı içerisinde bütün kuruluş ve bu kuruluşlara ait birimlerin üzerine düsen sorumluluğu yapmasından geçmektedir. Aynı zamanda özel güvenlik şirketlerinin kalite uygulamalarını artırmaları ve kurumsallaşmalarını tamamlamakları gerekmektedir.

Özel Güvenlik Emekçisi Olmak

5188 sayılı yasanın çıkmasının ardından yüzbinlerce kişiye ekmek kapısı haline gelen sektör büyüme ile birlikte sorunları bereberinde getirdi.Hızla yayılan güvenlik şirketlerini özlük hakları ve diğer denetimlerin sık yapılamamasının tüm sorunlarını maalesef özel güvenlik emekçileri çekti.Bugün kamu kuruluşları ve özel sektöre hizmet veren özel  güvenlik işçilerinin özlük hakları 4857 sayılı iş kanununa dayandırıldı. Görev alanı bile net belli olmayan ,yetki kullanmakta nasıl davranacağını bilemeyen özel güvenlik arkadaşlarım büyük umutlarla bir şeylerin düzeleceğine her zaman inandı

Mahkemelerde sahipsiz kalan,çalıştığı yerlerde adeta kaşının üstünde gözün var denilen emekçi arkadaşlar, bunlar Özel Güvenlik görevlileri ,işlerine gelmediklerinde siz taşaronsunuz bizim personelimiz değilsiniz diyenlere karşı her zaman susmak zorunda bırakıldı. Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör firmalarında güvenliği sağlamak amacıyla istihdam edilen özel güvenlik görevlileri, sektörde çalışma koşullarının ağırlığı, düşük ücret ve mali haklara sahip olmaları ile sosyal güvencelerinin olmaması gibi nedenlerle büyük zorluklar yaşamaktadır. Bu durum kamu kurum ve kuruluşlarında ve özel sektörde güvenlik hizmetleri alanında yoğun bir emek sömürüsü yaşanmasına neden olunuyor.

Genel de hakim olan ücret Asgari ücret olmaktadır.12 saat çalışmaya zorlama yapılmaktadır.4857 sayılı İş Kanunun şartlarına uygun davranılmaktadır SGK primleri asgari ücret ağırlıklı ödendiğinden ileri yaşlarda emekli olmaları halinde düşük emekli aylıkları ile karşı karşıya kalacaklardır. Sosyal Hak dediğimiz yol, yemek paraları ödenmiyor.

Sosyal Haklar bakımından iyi şartlarda olanlar ise ağırlıklı olarak kurumsal işyerlerinde çalışanlar olmasına  rağmen özel güvenlik çalışanları arasında bunlarda %5 geçmez.

5188 sayılı yasa artık Özel Güvenlik Görevlilerinin sorunlarını çözmekten uzaklaşmıştır. Bundan dolayı yasada yeni bir düzenlemeye ihtiyaç vardır.

6331 sayılı Kanun ile işverenler tedbirler almak zorundadır.

Her gün en az bir kez geçtiğimiz ve aslında pek farkında olmadığımız güvenlik noktaları; bina girişlerinde, kapılara oldukça yakın yerlerde x-ray cihazları  bulunmaktadır. Güvenlik görevlilerinin hemen yanında durduğu, çanta vs. eşyamızın içinden geçirildiği x-ray cihazlarının üzerinde ‘’dikkat radyasyon yayar’’ ibaresi bulunmaktadır. Araştırmalara göre; gün içinde birden fazla geçildiğinde, radyasyon eşyalarımızda ve özellikle gıda maddelerinde birikmektedir. Ayrıca x-ray cihazının hemen yanında çalışan güvenlik görevlisi de düşük doz radyasyonun uzun süreli etkilerine maruz kalmaktadır.

Uzun çalışma saatleri ve işten çıkarılma korkusuyla yapılan fazla mesailer nedeniyle dikkat bozuklukları yaşanmakta, asosyal kişilik bozuklukları, kronik yorgunluk ile açık havada veya kapı girişlerinde çalıştıkları için sürekli sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadırlar

Görevleri esnasında tanık oldukları bazı olaylar nedeniyle, görevleri sonrasında da tehdit, gasp, yaralanma ve hatta ölümle yüz yüze gelebilmektedirler. Özelikle Hastanelerde şiddete maruz kalan,işyerindeki saldırılara karşı hayatını kaybeden özel güvenlik emekçileri her zaman görmezden gelindi.Birileri görmezden gelsede 2011 yılında kurulan Güvenlik-İş Sendikası olarak onların gözü olduk.Türkiye’de ilk toplu iş sözleşmesini imzalayarak artık özel güvenlik görevlileri yalnız değildir dedik.Toplu iş sözleşmelerindeki sosyal haklar ile birlikte ciddi anlamda özel güvenlik görevlilerinin özlük haklarını ve yetkilerinin yer aldığı özel güvenlik iş kanunun çıkartılması için sendikal anlamda tüm çalışmalarımız sürmektedir.Amacımız sendika olarak özel güvenlik görevlilerine gelecek açısından maddi manevi katkılar sunmaktır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye'de güvenlik sektörünün büyüklüğü 12 milyar lira
Türkiye'de güvenlik sektörünün büyüklüğü 12 milyar lira
52 Günlük Tediye Hakkından Belediye İştirak Şirketlerine Geçecek Taşeron İşçilerde Yararlanacak
52 Günlük Tediye Hakkından Belediye İştirak Şirketlerine Geçecek Taşeron İşçilerde Yararlanacak
izmir escort
sex izle porno sikiş porno izle izmir bayan escort sikiş izle