5188 Özel Güvenlik Kanunu 13.Yılında....
Advert

5188 Özel Güvenlik Kanunu 13.Yılında....

Türkiye'de Özel Güvenlik Hizmetlerinin Tarihi Gelişimi

5188 Özel Güvenlik Kanunu 13.Yılında....
5188 Özel Güvenlik Kanunu 13.Yılında.... Admin
Bu içerik 10877 kez okundu.

Türkiye'de Özel Güvenlik Hizmetlerinin Tarihi Gelişimi

Kamu düzenini sağlanması bütün toplumlar için bir amaçtır. Modernleşme, hızlı kentleşme, suç oranlarının artması barınma, beslenme, mülk edinme gibi mutlaka karşılanması gereken durumlar doğuştan gelen güvenlik gereksiniminin karşılanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle devletler bu güvenlik ihtiyacını karşılamak zorunda olup, kişilerin güvenlik kaygılarını minimuma indirmek durumundadırlar.

Böyle bir gereksinimin tam anlamıyla karşılanmasında birtakım sıkıntılar yaşanmış ve devlet kendi eliyle gerçekleştirdiği güvenlik ihtiyacını birtakım özel şirketlerle de kısmen gerçekleştirir olmuştur. Her alandaki gelişmeler güvenlik alanına da yansımış, can ve mal güvenliğini tehdit edici girişimlere karşı müdahaledeki gecikme, telafisi zor, ağır zararlarla sonuçlanmıştır. Bu nedenle kalkınmış birçok ülkedeki kişi ve kurumların güvenlikleri ve yakın güvenlik için merkezi hükümetler, özel güvenlik kuruluşları kurmaya ya da faaliyet gösteren özel güvenlik şirketlerinden hizmet alımlarını kabul etmeye başlamışlardır.

Özel güvenlik hizmetlerine bakıldığında güvenlik hizmetleri içerisinde sınırları değişen ve net olarak ortaya koyulamayan bir yapıda olduğu görülmektedir.

Sosyal ve ekonomik problemler iç göç, çarpık kentleşme, nüfusun hızla artması ve güvenlik güçlerinin her an her yerde olaya müdahil olabilecek nicelikte olmaması ve olayların önlenebilmesindeki birtakım eksiklikler can ve mal kaybının artmasına içten ve dıştan gelebilecek tehditlere karşı birtakım zaaflara yol açabilmektedir. Bu durum göstermektedir ki ülke ve millet bütünlüğünün sağlanması sadece devlet eliyle gerçekleştirilen birtakım güvenlik tedbirleriyle pek de sağlıklı ve tatmin edici seviyede gerçekleştirilememektedir? Zaten genel kolluk asli görevleri olan önleyici, adli ve idari işlerini tam olarak yerine getirmede birtakım sıkıntılar yaşamaktadır. Bu durumda da özel güvenliğin varlığı zorunlu hale gelmiştir. Öyle ki, şirketleri, plazaları, iş yerlerini, kişileri?vs. korumakla ve onların güvenliğini sağlamakla görevli polisler asli görevi olan devriye gezmekten uzak kalmaktadırlar.

Özel güvenlik sisteminin Batı Avrupa ülkelerinde bile gelişme aşamasında olduğu görülmektedir. Türkiye?de güvenlik hizmetleri içerisinde özel güvenliğin yerini belirlemek amacıyla tarihsel sürece bakıldığında, üç aşama göze çarpmaktadır. Bu aşamalar sırasıyla; bekçilik dönemi, 2495 sayılı Kanun dönemi ve 5188 sayılı Kanun dönemleridir.

Bekçilik Dönemi

Yasal bir altyapı olmaksızın kişi veya kuruluşların güvenlik önlemi amacıyla bekçilik yapan kişileri kullandığı dönemdir. Bu dönemin Osmanlı zamanında da varolduğu söylenebilir.

Geçmiş dönemleri incelendiğimizde, Osmanlı döneminde Güvenlik hizmetleri için hep askeri kuvvetler kullanılmış, geceleri mahalleyi, çarşı ve pazaryerlerini bekleyen ve karşılığında dükkan sahiplerinden belirli bir ücret alan gece bekçileri (asesler), esnafın aldığı inzibati önlemler olmuştur. Yol güzergahlarında önemli noktaların eşkıya soygununa müsait geçitlerin korunması görevini üstlenen ?derbentçiler? tüccar ve kervanların emniyetini sağlamak amacıyla görevlendirilen ?kervansaraylar? isyanlarda halkın kendisini savunmak için kurduğu bir örgüt olan ?il erleri? ve Osmanlı şehir hayatında vazgeçilmez bir unsur olan ?Muhtesiplik? hep özel güvenlik hizmetleri içerisinde düşünülebilir. 

Osmanlı?dan günümüze, bekçilik dönemiyle birlikte özel güvenlik görevlisi kadrosunun ve özel güvenlik örgütlerinin tohumları atılmıştır denilebilir.  

Günümüzde Bekçilik hakkında Tolunay, Polisin El Kitabı isimli kitabında; Bekçilerin 2007 yılında yapılan değişiklikle, genel zabıtanın içinde silahlı bir kuruluş olarak, 5757 sayılı Kanunla, Emniyet Hizmetleri sınıfında yer aldıklarını ve başlıca görevlerinin ise (Çarşı ve mahalle bekçilerinin genel kolluk kuvvetlerine yardım görevleri);

Sokak, geçit ve meydanları tıkayarak trafiğe mani olan taşıt ve araçlarını ve diğer engelleri,

Halkın sükun ve istirahatini bozanları, saldırgan delileri, aşırı derecede sarhoş olup başkalarını rahatsız edenleri,

Uyuşturucu maddeler yapılan, satılan ve kullanılan yerleri,

Kumar oynanan genel ve herkese açık yerleri,

en kısa zamanda Polis ve Jandarmaya haber vermek ve önlemesi gerekenleri  önlemektir. Ayrıca Bekçilerin genel kolluk kuvvetlerinin derhal müdahalesine imkan bulunmayan acele ve zaruri hallerdeki görevleri ve mahalle sakinlerinin istirahat, sağlık ve selametini sağlamak bakımından görevleri bulunmaktadır.

Bekçilerin genel kollukla ilişkilerini ve yaptığı görevlerini, özel güvenlik görevlilerinin genel kollukla olan ilişkilerine ve yaptığı görevlere benzerlik gösterdiği görülebilmektedir.

2495 Sayılı Kanun Dönemi

Özel güvenlik konusu ilk kez 31 Ocak 1966 tarihinde Milli Güvenlik Kurulu’nda görüşülmüş ve barajların güvenliği bağlamında Türkiye gündemine girmiştir. Bu yıllarda Türkiye’nin sanayileşme ve kentleşme yolunda kabuğunu çatlatan önemli gelişmeler yaşanmakta ve bunlar özel güvenlik taleplerini beslemektedir.  Sekiz yıl süren hazırlık sürecinin sonunda parlamentoya bir yasa tasarısı sunulmuş, ancak kolluk hizmetlerinin özelleştirilmesi olarak görülen tasarı, Anayasaya aykırı olduğu düşüncesiyle yasalaşamamıştır. Uzun bir sürenin ardından 12 Eylül döneminde “Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun” 22.07.1981 tarihinde çıkarılmıştır.

22/07/1981 yılında 2495 sayılı kanunla bazı kurum ve kuruluşlarda özel güvenlik teşkilatı kurulmasına olanak verilmiştir. Bu kanunun çıkmasında Türkiye?de 1970?li yıllardaki terör olaylarının ve banka, iş merkezi gibi yerlerin kendi güvenliklerini kendilerinin sağlaması konusunun gündeme gelmesi, etkili olmuştur.

Ulusu Hükümeti (44. Hükümet, Bülent ULUSU Hükümeti) Programı ve İcra Planı?nın Mevzuat Düzenlemeleri bölümünde yazılan ifadeler şöyledir: ?Bankalar ile resmi ve özel iş yerlerinde vuku bulan ve devlet itibarına gölge düşüren her türlü soygun, sabotaj ve benzeri eylemleri önlemek amacıyla söz konusu yerlerde özel güvenlik teşkilatı kurulması sağlanacaktır?.

2495 sayılı Kanunla önemi olan kurum ve kuruluşların kendi görev alanlarında güvenliklerini sağlamalarına olanak verilmiştir (Mülga 2495 sayılı Kanun, madde 2). Böylece yasal bir zemin oluşmuş ve sonucunda özel güvenlik teşkilatları doğmuştur.

Genel olarak bu kanunla görev niteliği olarak özel güvenlik teşkilatında görevli olanların Türk Ceza Kanunun uygulanmasında memur sayıldıkları ve bu görevlilere karşı suç işleyenlerin Devlet memurları aleyhine suç işlemiş gibi cezalandırılacakları ayrıca özel güvenlik teşkilatı personelinin eğitim sorumluluğunun İçişleri Bakanlığına ait olduğu 2495 sayılı Kanunda yer alır. 

5188 Sayılı Kanun Dönemi

5188 sayılı Kanun tasarısı öncesinde hem Türkiye?de hem de dünyada güvenlik konusunda önemli olaylar yaşanmıştır. Bunlardan biri Türkiye?de 9 Ocak 1996 tarihinde yaşanan ?Sabancı Süikasti? olmuştur. Sabancı Center?ın 25. katında Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Özdemir Sabancı, Toyota-Sa Genel Müdürü Haluk Görgün ve Başkanlık Sekreteri Nilgün Hasefe, üç DHKP-C terör örgütü üyesi tarafından öldürülmüş, ülke gündeminde önemli bir yere sahip olan bu olayla işyerlerinde güvenlik zafiyeti tartışmaları yaşanmıştır.

ABD'de ise 11 Eylül saldırıları güvenlik sektörüne küresel bir ivme kazandırmış, İstanbul?da meydana gelen İngiliz Konsolosluğunun, HSBC Bankasının ve Sinagogların hedef alındığı saldırılar Türkiye?deki özel güvenlik sektörünü tekrar tetiklemiş ve pazarın büyüklüğü 1 milyar Euro?yu aşınca, piyasaya yeni güvenlik şirketleri girmiştir. Hükümet bu duruma seyirci kalamamış ve güvenlik sektörünün düzenlenmesi amacıyla 5188 sayılı ?Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun, 10.06.2004 tarihinde kabul edilip 26 Haziran 2004 Tarih ve 25504 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış ve 2495 sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.

5188 sayılı Kanunla özel güvenlik hizmeti veren şirketleri hukuk içine almak amaçlanmış ve özel güvenlik görevlilerinin kapı girişlerindeki nokta denetiminde yaptıkları işlemler görev olarak sayılmıştır.

5188 sayılı Kanun 120 saatlik temel eğitim şartını getirmiş bu eğitimin geçerliliği 5 yıl olarak kabul edilmiş, 5 yıl sonunda 60 saatlik yenileme eğitimi zorunlu hale getirilmiş ve 5 yıldan fazla görev yapan özel güvenlik görevlileri ve en az 5 yıl fiili görev yapmış ve görevinden ayrılmış genel kolluk görevlileri bu eğitim şartı dışında tutulmuştur.

5188 sayılı Kanun özlük hakları bakımından bir yenilik getirememiş, çalışanların en az asgari ücretle ücretlendirilmesi şartıyla bir anlamda 2495 sayılı Kanunla verilmiş olan, asgari ücretin en az iki katı ücret şartını ortadan kaldırmıştır.

5188 sayılı Kanunla ilk kez yasal olarak tanımı yapılan özel güvenlik, 5188 sayılı Kanunun uygulanmasına yönelik yönetmeliğin (madde 4) tanımlarına bakıldığında ?özel güvenlik birimi? ve ?özel güvenlik şirketi? şeklinde iki kısma ayrılmıştır;

?Özel güvenlik birimi: Bir kurum veya kuruluşun güvenliğini sağlamak üzere, kendi bünyesinde kurulan birimi,

Özel güvenlik şirketi: Türk Ticaret Kanunu?na göre kurulan ve üçüncü kişilere koruma ve güvenlik hizmeti veren şirketleri, ifade eder?(5188 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelik madde 4).

5188 sayılı Kanunun amacı, kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesine ilişkin esas ve usulleri belirlemektir. Bu Yasa ile özel güvenlik artık ?profesyonel bir meslek? halini almıştır. Yasa ile hedeflenen başlıca amaçlar;

–        Ticaret yasasına göre kurulan şirketlerin faaliyetlerinin yasal bir zemine oturtulması,

–        Özel Güvenlik alanındaki her türlü faaliyetin kayıt altına dolayısıyla, denetim altına alınması,

–        Polisin yükünün hafifletilerek asli görevlerini yapmasına imkan sağlanması,

–        Ülkede istihdam yaratılmasıdır.

5188 sayılı Kanun günümüze kadar geçerliliğini korumakla beraber bazı eksiklikleri tartışılmış, çeşitli tarihlerde kanun metninde değişiklikler yapılmıştır. 

5188 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 10.06.2004 tarihi ile 31.12.2010 tarihleri arasında Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Dairesi Başkanlığının yapmış olduğu 5188 sayılı özel güvenlik hizmetleri kanunu çerçevesinde yürütülen faaliyetlerle ilgili istatistik tablosu incelendiğinde (EGM, 2011b);

–        2011 yılı başında mevcut özel güvenlik görevlisi sayısı toplam 170.975'e

–        2010 yıl sonuna kadar tahsis edilen özel güvenlik kadrosu, toplam 297.660?a

–        Faaliyet izin belgesi verilen şirket sayısı toplam 1.294'e

–        Faaliyet izin belgesi verilen eğitim kurumu sayısı toplam 717'ye ulaşmıştır.

İstatistik sonuçlarına bakıldığında özel güvenlik sektörünün hızlı büyüyen bir yapıda olduğu görülmektedir. Gelişmekte olan bir ülke olan Türkiye dünyadaki diğer gelişmekte olan ülkeler gibi işsizlik oranlarının artması, gelir dağılımındaki dengesizlikler, beraberinde suç ve suçlu sayısının artması ve gelişen teknoloji ile suçun farklı nitelikler kazanması durumlarıyla karşılaşmış, bu durumlar özel güvenlik hizmetlerinin gerekliliğini ve kısa sürede büyümesini sağlamıştır. Özel güvenlik eğitimi veren şirket ve eğitim kurumlarından başka Türkiye'de bulunan üniversiteler de sektörün ihtiyacını görerek daha nitelikli personel yetiştirmek amacıyla, ?Savunma ve Güvenlik ve Özel Koruma ve Güvenlik  programları isimleriyle iki yıllık bölümler açmaya başlamıştır.

Türkiye?de özel güvenlik hizmetlerinin hızlı bir şekilde büyüdüğünün bir kanıtını da İçişleri Bakanlığının yazısı üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla (3 Şubat 2009 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak) Emniyet Genel Müdürlüğü içerisinde ?Özel Güvenlik Daire Başkanlığı?nın, kurulmuş olmasını gösterebiliriz.

Türkiye'de geçmişten günümüze baktığımızda özel güvenlik sektörünün büyümesiyle birlikte; ciddi bir istihdam oluşmuş, genel kolluğun iş yükü azalmış, polisin asli görevleri dışında kalan ve özel güvenlik hizmetleriyle yapılabilecek birçok iş (Örneğin havaalanında bagajların arama-tarama yapılması, kişi koruma ve benzeri işler ) özel güvenlik güçlerine geçmeye başlamış, Türkiye?nin uluslararası kongre ve organizasyonlara ev sahipliği yaptığı dönemlerde, ülke güvenliği açısından da hassas ve önemli görevlerde bulunan özel güvenlik, ülke kalkınmasına ve turizm faaliyetlerinin gelişmesine de önemli katkılar sağlamıştır.

Türkiye?de Özel Güvenliğin Hizmet Sahaları-Çalışma Alanları

Koruma Hizmetleri: Sektördeki en yaygın hizmet alanıdır. Trafiği idare etmek, kuruluşa girmek isteyenleri kontrol etmek, şahıs koruması yapmak, bina ve işyerlerinin her türlü saldırıya yangın ve benzeri durumlara karşı korunmasını içerir.

Devriye Hizmetleri: Yaya ve araç ile bir güzergah üzerinde (iki nokta arasında) veya belirli noktaların periyodik olarak kontrol edilmesidir.

Özel Araştırma Hizmetleri (Dedektiflik): Dedektif; gerçek ve tüzel kişiler adına talep edilen konu ile sınırlı olarak mevcut kanunlar çerçevesinde her türlü bilgiyi toplayıp derleyen, araştırma ve inceleme yapan, her türlü tecavüzleri engelleyen veya def eden, kuruluş bina mal ve eşyanın korunmasını sağlayan bu hizmetlerin yürütülmesi esnasında bir suçla karşılaştığında genel kolluğa bilgi veren, genel kolluk gelinceye kadar suça el koyan ve delilleri koruyan, ilgili kanunun verdiği sınırlı yetkileri kullanan görevli olarak tanımlanmaktadır (3963 veto edilen Özel Dedektiflik Kanunu). Dedektiflik hizmetleri genel olarak kayıp vakaları, evden veya okuldan kaçan çocukların takibi, eşlerin birbirini izletmesi, kayıp veya çalıntı eşya ve araçlar için kullanılmakta olan bir hizmettir.

Alarm Cevap Sistemi Hizmetleri: Çeşitli ikamet, işyeri ve binalara alarm sistemi kurarak ve gelen sinyaller yardımıyla güvenliğin sağlanmasıdır.

Ulaştırma Hizmetleri: Değerli kâğıt, değerli eşya ve sınav kağıtları gibi maddelerin bir yerden başka bir yere zırhlı araç, kargo ve kurye ile güvenli bir şekilde ulaştırılmasının sağlanması hizmetidir.

Danışmanlık Hizmetleri: İşyerleri için istenen risk analizlerini ve tedbirlerini kapsayan hizmettir.

Güvenlik Teknolojileri Sağlama Hizmetleri: Güvenlik sistem ve cihazlarının (X-ray cihazları, detektörler, kamera sistemleri gibi) kullanımını sağlama hizmetleridir.

Güvenlik Köpeği Hizmetleri: Bomba, silah, uyuşturucu, kimyasal maddeler gibi suç unsurlarını tespit etmek veya suçluları caydırmak için köpeklerin kullanılması hizmetidir.

Bu hizmet türleri içerisinde koruma hizmetlerinin kapsamına ulaşım araçlarının ve ulaşım için gerekli bina ve tesislerin güvenliğinin sağlanması da girmektedir. Türkiye?de hava meydanlarının, limanların, otogarların, garların, şehir içi ulaşımında metro, tramvay gibi toplu ulaşım durak ve istasyonlarının güvenliği, ağırlıklı olarak özel güvenlik hizmetleriyle sağlanmaktadır.

Kaynak:özelgüvenlikdünyası.com

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Taşeronda Oluşan Yapıyı Ortadan Kaldırmayı  Arzu Ediyoruz Hedefimiz Budur
Taşeronda Oluşan Yapıyı Ortadan Kaldırmayı Arzu Ediyoruz Hedefimiz Budur
CHP'nin Taşeron işçilik Çalıştayı sonuçlandı
CHP'nin Taşeron işçilik Çalıştayı sonuçlandı
izmir escort
sex izle porno sikiş porno izle izmir bayan escort sikiş izle