Haber Detayı
07 Ağustos 2018 - Salı 11:02 Bu haber 4914 kez okundu
 
Özel Güvenlik ve İnsan Hakları Düzenlemeleri
İnsan Haklarını koruma görevi, devlete aittir ve pratikte sadece devleti temsil eden organlar tarafından ihlâl edilebilir. Diğer bir ifadeyle, gerçek kişilerin ve özel hukuka tabi kurumların, yani özel şirketlerin, insan haklarını ihlâl ettikleri gerekçesiyle suçlanması mümkün değildir. Bu husus, gerçek kişilerin ve özel şirketlerin ancak kanunlara aykırı hareket etmekle suçlanabileceği anlamına gelmektedir.
Eğitim Haberi
Özel Güvenlik ve İnsan Hakları Düzenlemeleri

İnsan Haklarını koruma görevi, devlete aittir ve pratikte sadece devleti temsil eden organlar tarafından ihlâl edilebilir. Diğer bir ifadeyle, gerçek kişilerin ve özel hukuka tabi kurumların, yani özel şirketlerin, insan haklarını ihlâl ettikleri gerekçesiyle suçlanması mümkün değildir. Bu husus, gerçek kişilerin ve özel şirketlerin ancak kanunlara aykırı hareket etmekle suçlanabileceği anlamına gelmektedir.

Ancak, çalışanları üniformalı olarak görev yapan ve müşterisinin güvenliğini sağlamakla görevli olan özel güvenlik şirketlerinin ve birimlerinin, fonksiyonlarını ifa ederlerken insan hakları ihlâlleri suçlamasıyla karşılaşma riski her zaman olasıdır.  Son yıllarda, Irak ve Afganistan?da  iş yapan bazı özel güvenlik firmalarının bu tür suçlamalarla karşılaştıkları ve hatta bu suçlamalar sonucunda terör saldırılarının hedefi haline geldikleri görülmektedir.  

Diğer taraftan, düşük yoğunluklu çatışma bölgelerinde iş yapan bir çok güvenlik firmasının klasik askeri görevlerin bir çoğunu devraldıkları ve iş veren ülkeyi temsilen bu ülkelerde yarı-askeri kuruluşlar olarak varlık gösterdikleri görülmektedir. Bu şekilde gerçekleşen bir özel güvenlik işi, özel hukuk kapsamında dahi olsa, güvenlik şirketinin ve personelinin uluslararası hukuk kurallarına tabi olmasını gerektirmekte, hatta hukuk ihlâlleri halinde işveren durumundaki hükümetlerin de sorumluluğu ortaya çıkmaktadır.

Bu durum, son yıllarda özel güvenlik firmalarının insan haklarına saygı standartlarını oluşturmak ve güvenlik şirketlerinde insan hakları konusunda profesyonel davranış normları oluşturmak maksadıyla çeşitli uluslararası girişimlerin sahneye çıkması sonucunu doğurmuş ve çoğu gönüllü katılım esasına dayanan bazı düzenlemeler yapılmıştır.

Bunlardan birisi; ABD ve İngiltere hükümetlerinin liderliğinde, konuyla ilgili STK?ların ve BM organlarının desteğiyle, 2000 yılında oluşturulan ?Gönüllü İnsan Hakları Prensipleri? platformudur. Özellikle, üçüncü dünya ülkelerinde maden, petrol, doğalgaz arama işinde olan Amerikan ve İngiliz firmalarına yönelik olan bu platformun temel maksadı, şirketlerin ticari faaliyetleri sırasında kendi güvenliklerini sağlarken, bulundukları bölgelerde insan haklarına saygı ortamını geliştirmelerini teşvik etmek, potansiyel insan hakları ihlâlleri suçlamaları nedeniyle çalışanlarına ve şirket varlıklarına yönelik riskleri elimine etmektir. 

Gönüllü İnsan Hakları Prensipleri, adı üzerinde, tamamen gönüllülük esasına dayanır ve platforma üye olan şirketler üyelik süresince bu kurallara uymayı, diğer üyelerle bilgi ve tecrübe paylaşımına açık olmasını ön görür. Gönüllü İnsan Hakları Prensipleri, risk değerlendirmelerinde, kamu güvenlik birimleriyle ve özel güvenlik birimleriyle ilişkilerde insan haklarının nasıl gözetileceği konusunda yönlendirmeleri içerir. (ayrıntılar için ingilizce dilinde yayımlanan http://voluntaryprinciples.org sitesine bakabilirsiniz). 

Özellikle Afganistan ve Irak gibi çatışma bölgelerinde özel güvenlik firmalarından kaynaklanan insan hakları ihlallerinin artmasıyla, İsviçre hükümeti ve Uluslararası Kızıl Haç Örgütü tarafından Ocak-2006?da bir girişim başlatıldı. Toplam dört konferans icra edilen ve 17 Eylül 2008?de sonuçlanan bu süreçte, önce problemlerin analizi yapıldı, daha sonra en iyi uygulamalar kararlaştırıldı ve nihayet silahlı çatışmalarda özel askeri ve güvenlik şirketlerinin uyması gereken kuralları içeren ?Montrö Dokümanı? yayımlandı.

Başlangıçta 17 devletin imzaladığı bu doküman, uluslararası hukuk kurallarına yenilikler getirmemekle birlikte, bu kurallara gönüllü olarak uyulması konusunda bir anlayış ortamı geliştirmeyi hedeflemektedir. Doküman ayrıca, özel güvenlik şirketlerine ihtiyaç duydukları hukukî konularda kılavuzluk yapacak bilgileri de içermektedir.   

Montrö dokümanı, Birleşmiş Milletlerin insan haklarına saygı ortamının geliştirilmesini amaçlayan resmi bir belgesi olup, Latin Amerika, Asya ve Afrika ülkelerinde düzenlenen çeşitli seminerlerde dokümanın içeriğinin eğitimi verilmektedir.

Bu dokümanın imzalandığı 2008 yılından itibaren, İsviçre merkezli bir kuruluş olan DCAF (Silahlı Güçlerin Demokratik Kontrolü) kurumu, Uluslararası Davranış Kuralları belgesinin hazırlığına öncülük etmeye başlamıştır. İlk iş olarak, www.privatesecurityregulation.net isimli bir web sitesi kurarak ülkelerin özel güvenlik şirketleri hakkındaki yasal düzenlemelerini paylaşıma açmıştır.     

DCAF öncülüğünde başlayan çalışmalar sonucunda, Kasım-2010?da İsviçre?nin ev sahipliğiyle Cenevre şehrinde 50 küresel güvenlik şirketinin bir araya geldiği bir konferansta Uluslararası Davranış Kuralları belgesi imzalanmıştır. Belgeyi imzalayan firma sayısı 1 Ekim 2011 tarihinde ise 45 farklı ülkeden 211 şirkete çıkmıştır ki; bu sayı Gönüllü İnsan Hakları Prensipleri platformuna katılan tarafların üç katıdır.   

İmzacı şirketler, bu belgeyi imzalayarak çalışanlarının ve yöneticilerinin insan haklarına ve uluslararası hukuk kurallarına uyacaklarını taahhüt etmiş durumdadır.  Modern paralı askerler olarak bilinen ve kanun düzeninin hüküm sürmediği çatışma bölgelerinde iş yapan bu şirketler, her türlü düzensizliğe rağmen hukuk kurallarının dışına çıkmayacaklarını, devletlerin silahlı güç kullanma tekelini kabul ettiklerini bu belgeyi imzalayarak beyan etmektedir. Hatta bu şirketler, çatışma bölgelerinde sahipsiz kalan insan haklarını koruma ve yüceltme görevini gönüllü olarak üstlenmektedirler.

Belgedeki hususlara imzacı şirketlerin bağlı kalıp kalmadıklarının denetlenmesi, bağımsız bir kurul tarafından yapılacak ve bir yönetim komitesi tarafından uygulamanın geliştirilmesi için çalışmalar yapılacaktır. Yönetim komitesi, imzacı şirketlerin, destekleyen hükümetlerin ve STK?ların temsilcilerinden oluşmaktadır.

Belgenin yaptırım gücü ise;  konferansın toplanmasına öncülük eden İngiltere ve ABD?nin hükümet ihalelerinde bu kurallara uyulması şartını sözleşme metinlerine dahil etme kararıyla pekleştirildi. Konferans kararlarında diğer hükümetlerin de aynı şekilde davranması tavsiye edildi. Bu şekilde, davranış kurallarına uymayan şirketlerin sözleşme iptali ve tazminat gibi yaptırımlarla karşılaşması söz konusu olacaktır.

Uluslararası Davranış Kuralları belgesinde ön görülen hususların kurumsallaşması için süreç halen devam etmektedir ve Kasım 2011?e kadar çalışmaların devam etmesi plânlanmıştır. Ancak, bir çok platform?da özel güvenlik şirketlerinin insan hakları evrensel kurallarına uygun çalışmasının sağlanması için seminerler, konferanslar ve eğitimler düzenlenmektedir.

Diğer taraftan, çatışma bölgelerinin dışındaki ülkelerde klasik özel güvenlik işlerini yapan şirketlerin insan hakları konusunda herhangi bir düzenlemeye ihtiyacı bulunmamaktadır. Çünkü, özel güvenlik firmaları ülkemizde 5188 sayılı kanuna, özel güvenlik görevlileri ise hem bu kanuna,  hem de diğer mevzuata tabidir. Diğer ülkelerdeki özel güvenlik firmaları da, iş yaptıkları ülkelerdeki benzer kanunlara ve diğer iç hukuk düzenlemelerine tabidir. Özel güvenlik firmalarının ve görevlilerinin yasa dışı eylemleri bu kanunlara göre yerel yargı kapsamına girecektir.

Diğer taraftan, kabul etmek gerekir ki; çalışma alanı neresi olursa olsun, insan haklarına saygıyı kendisine prensip edinen, bu prensipleri günlük iş yapış şekillerine yansıtan bir özel güvenlik firmasının rakiplerine göre bir adım daha önde olacağı, müşteri memnuniyetini sağlamayı garanti edeceği ve marka değerini artıracağı da ortadadır.

ozelgüvenlikdunyası.com

Kaynak: Editör:
Etiketler: Özel, Güvenlik, ve, İnsan, Hakları, Düzenlemeleri,
Yorumlar
Haber Yazılımı